Genel Bakış
1945 yılında Berlin ve Nazi Almanya’sının düşüşü ile birlikte Avrupa’nın büyük bir kısmı derin bir nefes almış olsa da eski kıtanın büyük çoğunluğu kendisini büyük bir iflasın eşiğinde buldu.
Fransa da diğer komşuları gibi ekonomik gerileme sorunuyla uğraşıyordu. Fransa, sadece kendi doğal kaynaklarından yararlanmayı, zenginliğini ve yeteneklerini değil aynı zamanda çalışma gücünü de savaş zayiatının yüksek olmasından dolayı kaybetmişti. Ülkenin iflası beklenmesine karşın geçen yıllar içinde bu duruma ters olarak büyüme, gelişme ve modernizasyon gerçekleşti.
Fransa’nın en kesintisiz ve büyüleyici ekonomik büyümesi, ülkeyi ekonomik anlamda diz çöktüren bir askeri çatışmanın arkasından geldi. Fransa’daki mecburi durumların sosyo-ekonomik standartları nasıl değişmeye zorladığına dair bir görüş ortaya atılabilir. Ülke bu gücü askeri maharetinden değil endüstriyel gücünden almıştır. Böylece yeni Fransa eskinin yıkıntıları üzerine teknolojik gelişimleri benimsemiş halde doğdu.
“Trente Glorieuses” – Otuz Şanlı Yıl (1945-1975) diye bilinen dönemde ülke sürekli ve güçlü büyümesi ile dünya ekonomisinde büyük oyuncu olarak yerini aldı.
Tabii ki bu tür ekonomik başarılar karışıklıklar olmadan ortaya çıkmıyor. 1958 yılında General de Gaulle’ün gücü kendi eline toplaması ile başlayan politik güvensizlik ve koloni savaşları, politik gücün nasıl canlı hale geldiğine dair temel bir kırılma noktası olarak Fransız tarihinde yerini almıştır.

PDF İndir