Özet

Türkiye-ABD İlişkileri son dönemlerde gerilimli bir süreçten geçmektedir. İki ülke arasında yaşanan krizler ilişkileri hassas ve kırılgan bir zemine taşımıştır. Bu bağlamda son dönemdeki krizlerin mahiyeti ve temel nedeninin ne olduğu ve ayrıca bunun ne gibi stratejik seçenekleri gündeme getirdiği hususu, önemli bir soru olarak zihinleri meşgul etmektedir. İki ülke arasındaki ilişkilerin bundan sonra nasıl bir noktaya evrileceğine ilişkin yapılacak çalışmalara teorik bir altyapı katkısı sunmayı amaçlayan bu makale, betimleyici-analitik metottan istifade ederek belirtilen soruyu yanıtlama doğrultusunda bir makro perspektifle tüm yaşanan krizleri izah edebilecek bir hipotezi savunmaktadır. Bu hipoteze göre, Soğuk Savaş’ın bitmesiyle yeni dönemde, liderliğini yaptığı hegemonya sistemi içinde ABD, Türkiye’yi rızaya dayalı bir şekilde konumlandıramamış ve Türkiye’nin Osmanlıcılık siyasal kimliğiyle içte ve dışta izlediği siyaset de bununla çarpan etkisi yaparak krizlere yol açmış ve durumun vahim bir hal almasıyla Türk siyasal eliti nezdinde Avrasyacılık ve realist bir siyaset izleyerek NATO’da kalınması yönünde ikincisinin ağır bastığı iki stratejik seçenek tartışılmaya başlanmıştır.

PDF İndir