Fransa’nın ister hastalık ister sosyal durumdan kaynaklansın yardıma ihtiyacı olanlara bir raddeye kadar yardım etmedeki hüsnüniyeti Fransız devriminden çok öncelere dayanır. Fakat devletin bu tür bir koruma yapısını oluşturmada yada uyumlu hale getirmesinde bir payı olmamasına karşın kilise şemsiyesinde varlığını sürdüren çok daha fazla sayıdaki kurumun bu yükü yüklenmesi refah sisteminin oluşmasına sebep oldu yada en azından öncü oldu.
Fransa’nın refah sistemi diğer kurumlarına benzer olarak köklerini devrim öncesindeki döneme yani tarihsel bir ironi olarak Fransa krallarının mutlakiyet yönetimi altındaki anti demokratik zamana dayanır.
‘Koruma’ sistemi sosyal bir gereklilik ve kurumsal bir sorumluluk olarak yasal sistemin içinde benimsenip canlandırılmadan önce , dini kurumlar himaye sistemi vasıtasıyla ve zanaatkarlar ise bağlı loncaları vasıtasıyla  ‘zümrelerine’ kaynaklarının izin verdiği her türlü yardımı önerirlerdi. Tahmin edileceği gibi bahsi geçen hertürlü yardım rastgele ve düşük kalite standartlarında sağlanabilidiği gibi yapısal olarak noksandı. Bu yardımdaki gelişigüzellik ve yetersizlik öyleydi ki gerçek bir yapı – kilise de bile- hiç bir zaman mevcut olmadı. Örnek verecek olursak patronlar düşkünler evlerini ve yetimhaneleri desteklemede anlaşmış olsalar da hiçbir zaman sosyal planlamanın herhangi bir şeklini öngörmediler yada sosyal ihtiyaçlarla eşleşen bir içtimai nüfus sayımı dahi yapmadılar.
Böyle sosyal zaruretlere ilk mantıklı cevabın başlangıcı İngiltere’de ‘fakir’ kimselere bir dereceye kadar koruma sağlayan bir dizi kanunun neşredilmesiyle ilk kez 1601 yılında ortaya çıktı. Bu kanunlar 1834 yılına kadar yürürlükte kalacaktı.
1601 yasası bir dini bölgenin tüm üyelerine yardım hakkını vermiş yani çalışmaya uygun olmadığını kanıtlayabilmiş hasta kimselere ve çocuklara finansal yardım sağlama mükellefiyetini her dini bölge yönetimine zorunlu kılmıştır.

PDF İndir