“Sürdürülebilir kalkınma için en güçlü ve etkili araçlardan biri de eğitimdir.”

(Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Fonu, UNDP)

Irak nüfusunun yüzde altmışı 25[1]yaşın altındadır. Ülke yıllar boyunca devam eden savaş ve yaptırımlara karşın hayatlarını kurmaya çalışan ve sürekli artan bu genç insanlara eğtim fırsatları sağlamanın baskısı altındadır.

Ülke genelinde[2]eğitime karşı coşkulu bir yaklaşım görülmeke ve bunun sonucunda geçen yıllarda pek çok ilerleme kaydedildi. İlkokula kayıt oranları %4.1 oranında arttı ve temel eğitime kayıt oranı toplamda ikiye katlayarak 2000 yılında 3.6 milyon olan sayı 2012 yılında altı milyona ulaştı. Fakat hala hatırı sayılır derecede zorluklarda devam ediyor. 2013 yılından itibaren okul yaşında olan çocukların yüzde 13.5’i veya 1.2 milyonu temel eğitime erişimi yok fakat bu olanağa sahip olanlarda ise sınıf tekrarlama ve okulu bırakma oranları çok yüksek seviyededir.[3]Artan öğrenci sayısı ile bağlantılı olarak zamanında bir çare bulunamazsa Irak’taki mali krizin de etkisiyle eğitim sistemi daha kötüye gidebilir.

Devlet Okul Sektörü

Devlet okul sektörünün şuanki durumu istikrarsız bir görünümdedir. Sınıflar kalabalık, okul binaları eski ve güvensiz olarak rapor edilmiş ve olanaklarda eksiklikler mevcut. Okulların neredeyse üçte biri çoklu sistemlerle yani dörtlü veya üçlü vardiyalarla eğitim yapmaya zorlanıyor.[4]Meclis komitesine göre bu durumun değişebilmesi için 6,000 ek okula ihtiyaç duyuluyor.[5]Şimdiki sistemin çocukların öğrenim sonuçları üzerine olumsuz bir etkisi de var. Temel eğitim sınavları sabah vardiyasına katılan öğrenciler (%92) akşam vardiyasına katılan öğrencilere göre (%72) daha başarılı olduğunu ortaya koyuyor.[6]Yakın gelecekte durum değişecek gibi gözükmüyor. 2015-2016 yıllarında Irak’ın toplam hükümet bütçesinin ancak yüzde 5.7’sini oluşturan 6.8 trilyon Irak Dinarı Eğitim Bakanlığı tarafından harcandı. Bunun çoğunluğu (%98.1) öğretmenlerin maaşı gibi cari harcamalara gitti. Sonuç olarak Irak eğitim bütçesinin çok küçük bir kısmı olan yüzde 1.9’u okullara yatırım gibi sermaye masraflarına gitti. Nihayetinde asıl gerekli yapısal kalkınma ve gelişmeler eğitim sektöründe sınırlı kaldı.[7]

PDF İndir