Ali Ziad el-Ali, Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Uzmanı

Ulusal güvenliğe karşı keyfi veya rastgele oluşan tehlikeler; doğal değerlere ve toplulukların başarısına doğrudan bir tehlike arz eder.  Irak ulusal güvenliği daha önce karşılaşılmamış ve stratejik güvenlik sistemlerine karşı tehlike oluşturan bir takım tehditlerle karşı karşıyadır. Bu tehditlerin oluşturduğu sonuçlar ve yarattığı mücadeleci hal doğrudan hissedilebilir hale geldi. Fakat ulusal güvenlik sistemlerine daha büyük tehlike teşkil eden tehditler doğrudan hissedilemeyenlerdir. Irak ulusal güvenliğine karşı gizli ya da görülmemiş meydan okumalar kendilerini ulusal stratejik sektörlerde ortaya çıkarıyor. Bu, altyapı gibi vatandaşların hayatına doğrudan etkisi olan sektörlerle yapılan bir meydan okumadır. Ayrıca Irak’ın dijital sistemlerini etkileyen siber güvenlik tehditleri olduğu gibi, nüfus artışı ve zayıf stratejik planlama ile gelen zorluklar da mevcut. Bu zorluklar ya da tehditler aşağıda daha geniş şekilde verilmiştir:

1.Siber Tehditler

Siber tehditler Irak’ın ulusal güvenliğini etkileyen görünmez zorluklardan birisidir. Teknoloji çağında, bilgi güvenliği fiziksel ya da siber saldırıları engellemek ve onlara karşı savaşmak için çok büyük önem taşımasına rağmen hiçbir devlet organı buna dirençli değil. Ayrıca herhangi izinsiz giriş teşebbüslerine karşı da bilgi korunması gereken bir değerdir. 2013 sonrası Irak’ta görülen bilgi ve iletişim alanındaki teknolojik gelişmeler aynı zamanda ülkenin altyapısında (kişisel güvenlik, bankacılık …) dijital güvenlik zaaflarına sebep oldu. Irak stratejik olarak dünyada bulunan güvenlik kurumlarının hack ve casusluğuna karşı açık hale gelirken, üçüncü dünya ülkelerine karşı hackleme ve siber atakların da başlangıç platformu olarak kullanılmaya başlandı. Ek olarak bu ihlaller terörizme yardım-yataklık yapma ve kişilik bilgilerinin çalınması gibi kötü niyetli şekilde kullanıldı. Irak kurumlarının çoğunluğunun bilginin işlenmesi için Irak dışında bulunan uydu bağlantısı sağlayıcıları ile anlaşmasının olduğuna dikkat çekmek gerekir. Zira bu bilgiler Irak’a dönmeden önce üçüncü ülkelerin ana bilgisayarından geçmektedir. Irak’ın bilgi güvenliğinin bu düzeyde aşılmaması ve bu tür büyük çaplı ihlalleri oluşmadan engellemek için birleşik bilgi güvenliği sistemine ihtiyacı vardır. Buna göre Irak’ın siber güvenliğini korumak için gerekli yasal ve düzenleyici çerçevenin oluşturulmasına ve bunu destekleyecek kurumsal desteğin kurulmasına ihtiyaç olduğu gibi, bu hareketi devam ettirecek teknik ve teknolojik destek de gerekiyor. Irak’ın ulusal siber alanını korumak için özel ve kamu sektörünün, hem iç hem de uluslararası alanda birlikte çalışması gerekiyor. Bu esnada bilgi sistemlerinin işlerliği garanti altına alınırken gizlilik, kişisel bilgilerin gizli kalması ve vatandaşları her türlü siber güvenlik tehdidine karşı korumak için gerekli tüm önlemler alınmalıdır.

  1. Medya Zorlukları

Medya zorlukları Irak’ın stratejik güvenlik sistemlerine karşı en kritik gizli kalmış ve görülmemiş tehditlerden birisidir. Irak ulusal medyasının güvenliğine karşı meydana gelen bu tehdit modern olgulardan birisidir.  Medyanın Irak’ın stratejik çevresinin gerçekliğine olan etkisi büyük bir önem taşır ve bu ciddi sonuçlara sebebiyet verir.  Belki Irak ulusal güvenliğine bir tehdit olarak dahi belirlenebilir. Irak toplumu Arap ve diğer bölgesel uydu kanallarının gösterdiği haber ve eğlencelerin büyük oranda etkisi altındadır. Bu ise sadece Irak toplumunun gerçeklik algısını değiştirmeyi amaçlayan bir geçitten başka bir hedefe hizmet etmiyor.  Bu belli başlı politik, güvenlik ve sosyal kurumların amacına hizmet eden geniş stratejik hedeflere sahip bir medyayı ortaya çıkardı. Örnek olarak bölgesel medyayı verebiliriz. (Özellikle bölgesel karşıtlık atmosferi oluşturmak için kullanılıyor.) Bölgesel medya ulusal stratejik çevrenin manipüle edildiği bir aygıt haline geldi ve ulusal medyanın egemenlik sınırlarını taciz eder bir duruma geçti.  Devasa etkisiyle bu tip bir medya kamuoyunun düşüncesine yön vermeye teşebbüs ederken destekçilerinin finansal ve teknolojik güçlerine dayanıyor. Bu yüzden Irak stratejik medya yönetimi tehlikesinin kurbanıdır. Şüphe yok ki bu tehlike diğer türdeki güvenlik tehlikelerini de beraberinde getiriyor. Bilhassa Irak ulusal güvenliğine karşı açık tehlikeler açısından bakıldığında bunu görmek kolaylaşır. Buna rağmen geleneksel güvenlik tehditleri öncelikle ulusal güvenlik sistemlerinin ilgi alanına girse de günümüz bölgesel medyasının getirdiği zorluklar bazen Irak’ın yüzleştiği geleneksel güvenlik tehditlerinden daha fazla sıkıntı çıkarabiliyor.

  1. Nüfus Artışının Getirdiği Zorluklar

Irak ulusal güvenliğinin karşılaştığı en mühim gizli zorluklardan birisi de nüfusun hızlı artmasıyla uyumsuz gelişen refah ve ekonomik büyümedir. Ülke nüfusu hali hazırda 37 milyon seviyesine yükselirken yıllık nüfus artışı %2.61 olarak tahmin ediliyor. İstatistik Büro Merkezi tarafından hazırlanan yeni verilere göre Irak’ın 2017 nüfusu 37,139,519 kişiye ulaştı ve popülasyon büyüme oranı hala %2.61 seviyesinden daha yüksekte bulunuyor. Planlama Bakanlığı’nın 2009 yılındaki hesaplamalarına göre nüfus 31.6 milyondu ancak tüm bu rakamlar tamamen hesaplamalara dayanmaktadır. Zira 2003 yılından sonra federal hükümet ile Kürdistan bölgesi arasındaki tartışmalı bölgelerde ortaya çıkan farklılıklar neticesinde, 1997’den beri resmi bir nüfus sayımı olmamıştır. Planlama Bakanlığı’nın hesaplamaları genel olarak 1990’lı yıllarda başlayan yiyecek dağıtım kartlarına göre yapıldı. Daha önce bahsedilen rakamlara ek olarak devlet fazladan bir milyon insana yıldan yıla yiyecek, barınma, eğitim, sağlık ve iş olanakları sağlamak zorundaydı. Bu, büyük stratejik kapasite gerektiren devasa bir görev olup devlet kurum ve organlarındaki eksikliklerden dolayı maalesef henüz yerinde beklemektedir.

  1. Zayıf Stratejik Planlamanın Getirdiği Zorluklar

Stratejik liderliğin temel gerekliliklerinden birisi de planlamadır. Ayrıca ulusal güvenlik sistemlerinin istikrarı için de en önemli bileşendir. Planlama geleceğe ve bunu başarmak için gerekli ileri teknolojilerin, teorilerin ve modern bilimsel uygulamaların kullanımına bağlıdır. Bu, devletin stratejik kurumları tarafından gerçekleştirilecek bir süreçtir. Sürecin amacı gelecekteki hedefleri tanımlamak, gelmek üzere olan zorluklarla başa çıkmak, bu tehlikelere karşı kaynakların nasıl kullanılacağına karar vermek ve devlet kurumlarındaki olumsuz muhtemel sonuçlarla başa çıkmaktır. Bugün Irak devleti genel olarak stratejik planlamanın zayıflığından kötü şekilde etkilenmektedir. Bu durum Irak devlet kurumlarının işlerinin ve çıktılarının çoğunluğunda olumsuz etkilerini gösterir haldedir. Önceden kötü stratejik planlamadan sıkıntı çeken, günümüz çehresine zarar veren bu durum, devlet kurumlarının ulusal hedeflere doğru başarımlarının artması gereken bir zamanda bu hedeflere zarar veriyor. Bu yüzden asıl gereken geleceği tahmin eden ve öngören özel bir mekanizmadır. Başka ülkelerdeki stratejik kurumlar tarafından yapılan araştırmaları temel alarak stratejik planlama sürecinde öngörüsüzlük ve zayıf yönetim sonucunda açık bir başarısızlık ve düşüş olduğu sonucuna ulaştık. Bu olumsuz değişkenler mezkûr kurumların temel işlerine kötü şekilde yansıyor ve bunun sonucunda devlet kurumlarının çoğunluğunun çıktılarında karışıklıklar oluşmaktadır. Sonuç olarak, bireysel ve devlet gelişim sürecinde Irak bu hassas döneminde gelecek planlaması için öngörüye ihtiyaç duyuyor. Gelecek planlaması, Irak’ın kurumlarını uzun süredir kötü yönde etkileyen ve devam eden finansal ve güvenlik ikilemlerine çözüm bulmayı amaçlar. İstikrarlı hükümet programı kurmak için gerekli vizyonun yanı sıra etkili planlama da gerekiyor. Bu durum ileri görüş ve Irak’ın karşı karşıya olduğu problemlere yerinde çözümler sunmayı gerektirirken stratejik sistemlerin tamamında performansı arttıracaktır.

  1. Zayıflayan Altyapı Sisteminin Yol Açtığı Zorluklar

Altyapı konsepti, bir ülkenin tüm kurumlarını ve teknik yapısını çevrelerken toplumu destekleyen ve ulusun ekonomisini maddi olarak etkileyen her türlü bilim, sağlık güvencesi, okul, hastane,  yol, köprü, istasyon, havaalanı, fabrika, tarımsal üretim ve elektrik gibi kurumlar bütünü olarak tanımlanabilir. Üstyapı konsepti tüm yasamayı kapsar. Düzenlemeler, yasalar ve geniş çerçevedeki daha önce bahsedilen devlet yönetimini sağlayan tüm altyapı buna dâhildir. Toplumun kurduğu ve yüzlerce yıl boyunca kutsal saydığı değerler sistemini de altyapı konseptine ekleyebiliriz. Altyapı Irak’ta büyüme ve ekonomik kalkınma süreci için vazgeçilmez gerekliliklerden birisidir. Ulusal ekonominin gelişimi ve ilerleme süreci için, yatırımcıları çekmek için varlığı en önemli elementlerden birisi yine altyapı sistemidir. Devam eden süreçte, Irak’ta çok yönlü kalkınmaya altyapı servisleri de eşlik etmek zorundadır. Yaşam seviyelerini geliştirmeyi hedefleyerek ve sosyal ve finansal servis öngörüleri vasıtasıyla bireylerin standartları yükseltilmeli. Fakat ülkenin uzun süreli savaşlardan çıkması ve uluslararası ekonomik yaptırımların altyapısında yol açtığı yıkım ve yıkıcı etkiler hala mevcut. Ülkenin altyapısının yeniden inşasına çok az ilgi gösterildi ya da hiç ilgi gösterilmedi. Bunun sebebi altyapı projeleri için federal kamu bütçesinden yıllık paylardaki kesintilerdir. Günümüzde bunun büyük oranda ve geri döndürülemez seviyede kamu kurumlarına ve devletin stratejik organlarına etkileri var.  Bu duruma ek olarak DAEŞ ile savaşın getirdiği çoğu büyük şehrin altyapı sistemlerinde büyük çaplı bir çöküş yaşandı. Kaçınılmaz olarak altyapı sektörü Irak’ın destek aldığı stratejik ulusal güvenliğinin en önemli noktalarından birini temsil ediyor. Bu sektör çok büyük zorluklarla ve tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. Çünkü düzenli olarak yatırım eksikliği öncelikle altyapının azalmasına ve pek çok örnekte görüleceği üzere tümden bir dağılmaya sebep olmuştur.

Sonuç olarak denilebilir ki Irak ulusal güvenlik sistemleri çok sayıda zorlukla karşılaştı. Bunlar görülür ve görünmez olarak kategorize edilebilir. Bunlardan en tehlikeli olan ise açık görüş dışında veya görünmeyen olan ve yalnızca doğrudan analitik araştırma ve ekstrapolasyon yoluyla algılanabilenlerdir.

Bu zorluklar stratejik tehditleri barındırıyor. Bu tehlikeler ülkenin stratejik güvenlik kurumları üzerinde (hem bireyler ve hem de devlet kurumları bazında) domino etkisi yapabilecek durumdadır. Bu zorluklar, pek çok sektörü ve devletin altyapısı etrafında dönen ve sonunda vatandaşın bilişsel güvenliğine giden yolları oluşturan hem hükümet ve hem de sivil toplum kuruluşlarını etkilemektedir. Bu zorluklar siber güvenlik tehditlerinden ulusal dijital güvenlik sistemine, nüfus büyümesine kadar uzanır. Ayrıca stratejik planlamaya dair tüm gelişmelerin bilinmesi ve resmi ve gayri resmi devlet kurumlarının zorlukları yukarıdakilere eklenebilir. Tüm bu zorluklar Irak’ın stratejik güvenlik sistemlerine karşı çok ciddi bir tehlike arz ediyor. Bu yüzden ve özellikle de Irak’ın stratejik güvenlik sistemlerinin karşılaştığı zorluklardaki belirgin artış nedeniyle, araştırma çabalarına ve bu alandaki ileri düşünceye odaklanmak gerekmektedir.